BugünAsgari ücret (net)28.075,50 ₺Kıdem tavanı73.729,87 ₺SGK tavanı297.270,00 ₺1. dilim eşiği190.000,00 ₺tüm rakamlar →
Hesapla

Para ve Haklar

50/30/20 Bütçe Kuralı: Maaşınızı Üç Parçaya Bölmek

15 dk okuma
50/30/20 Bütçe Kuralı: Maaşınızı Üç Parçaya Bölmek
50/30/20 kuralı ile net maaşınızı ihtiyaç, istek ve birikim olarak üçe bölün. Yüksek kira ve enflasyonda 60/30/10 gibi uyarlamaları örnekle öğrenin.
İçindekiler
  1. 50/30/20 kuralı nedir?
  2. 50/30/20 kuralı neden net maaşa uygulanmalı?
  3. İhtiyaçlar grubu: yüzde 50’ye neler girer?
  4. İstekler grubu: yüzde 30 bir lüks mü?
  5. Birikim grubu: yüzde 20 nereye gider?
  6. Net maaş üzerinden örnek hesap
  7. Türkiye koşullarında 50/30/20 kuralı neden zorlaşıyor?
  8. 60/30/10 ve diğer uyarlamalar
  9. Hangi varyasyonun size uyduğunu nasıl seçersiniz?
  10. 50/30/20 kuralı için harcama dökümü nasıl çıkarılır?
  11. Yıllık ve düzensiz giderleri bütçeye yaymak
  12. Kira artışı ve zam dönemlerinde bütçeyi güncellemek
  13. Borç taksitleri kuralın neresinde durur?
  14. Değişken gelirde kuralı uygulamak
  15. Aile bütçesinde iki maaşı birleştirmek
  16. Enflasyonda birikim payını korumak
  17. Kuralı uygularken sık yapılan hatalar
  18. Bütçeyi takip etmenin pratik yolları
  19. İlk ay için adım adım başlangıç planı
  20. Kural kimler için yeterli değildir?

50/30/20 kuralı, net maaşınızı üç parçaya bölen basit bir bütçe yöntemidir. Buna göre gelirin yarısını zorunlu ihtiyaçlara, yüzde otuzunu isteklere ve yüzde yirmisini birikime ayırırsınız. Ancak Türkiye’de kira ve enflasyon yüksek olduğu için oranları kendi durumunuza göre uyarlamanız gerekir. Bu yazı bunu örnekle anlatıyor.

50/30/20 kuralı nedir?

Yöntem, harcamaları onlarca kaleme bölmek yerine yalnız üç gruba ayırır. Bu yüzden takip etmesi kolaydır ve maaşlı çalışan için hızlı bir başlangıç sunar. Kısacası, her ay hangi paranın nereye gideceğini maaş yatmadan önce belirlersiniz. Böylece ay ortasında “param nereye gitti” sorusu yerine elinizde net bir tablo olur.

Üç grubu şöyle tanımlayabiliriz:

  • İhtiyaçlar (%50): Kira, faturalar, temel market, ulaşım ve zorunlu borç taksitleri.
  • İstekler (yüzde 30): Dışarıda yemek, abonelikler, tatil, hobi ve giyimde zorunlu olmayan alımlar.
  • Birikim (yüzde 20): Acil durum fonu, uzun vadeli birikim ve borcun asgarinin üstündeki ödemeleri.

Öte yandan kural bir yasa değil, bir başlangıç noktasıdır. Oranlar sizin gelirinize, şehrinize ve hane yapınıza göre değişebilir. Yine de yapının kendisi, yani üç gruplu düşünme biçimi, hemen her gelir düzeyinde işe yarar. Çünkü asıl amaç harcamayı kısıtlamak değil, paranın nereye gittiğini açıkça görmektir.

50/30/20 kuralı neden net maaşa uygulanmalı?

Bütçenin tabanı her zaman hesabınıza yatan tutardır. Brüt maaş sözleşmede yazan rakamdır; oysa işveren o tutardan gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primi keser. Dolayısıyla brüt üzerinden yapılan plan, harcayamayacağınız bir parayı dağıtmış olur.

İlk olarak brütten nete maaş hesaplama aracı ile net tutarınızı bulun. Ardından yıl içinde vergi diliminin değişip değişmediğine bakın. Çünkü kümülatif matrah yükseldikçe yılın ikinci yarısında net maaş düşebilir. Bu konuyu vergi dilimi hesaplama sayfasında ay ay görebilirsiniz.

Bu nedenle 50/30/20 kuralı için en güvenli taban, yılın en düşük net maaşıdır. Ocak ayındaki yüksek neti esas alırsanız, sonbaharda aynı planı sürdürmekte zorlanırsınız. Tersine, düşük tabanla kurulan plan yıl boyunca tutar ve fazla kalan tutar doğrudan birikime gider.

Reklam

İhtiyaçlar grubu: yüzde 50’ye neler girer?

İhtiyaç, ödenmediğinde hayatınızı ya da yasal durumunuzu doğrudan etkileyen giderdir. Bu tanım basit görünse de sınırı çizmek zaman alır. Örneğin market alışverişinin temel kısmı ihtiyaçtır, ancak özel markalı ürünler çoğu zaman istek grubuna kayar.

Genellikle bu gruba şunları yazarsınız:

  • Kira ya da konut kredisi taksiti ve aidat
  • Elektrik, su, doğalgaz ve temel internet
  • Temel gıda ve temizlik ürünleri
  • İşe gidiş için ulaşım
  • Zorunlu sigortalar ve sağlık giderleri
  • Kredi kartı asgari ödemesi ve kredi taksitleri

Ayrıca çocuk varsa okul ve bakım giderleri de bu gruba girer. Burada dürüst olmak önemlidir. Çünkü her harcamayı ihtiyaç saymak kolaydır ve bu da planın anlamını ortadan kaldırır. Kendinize şu soruyu sorun: bu gider bir ay ödenmezse ne olur? Cevap “ciddi bir sorun” ise ihtiyaçtır; “biraz canımı sıkar” ise istektir.

İstekler grubu: yüzde 30 bir lüks mü?

İstek payı ilk bakışta fazla görünebilir. Oysa bu pay, planın sürdürülebilir olmasını sağlar. Hiç keyif harcaması bırakmayan bütçe genellikle birkaç ay sonra dağılır ve kişi tamamen plansız harcamaya döner.

Bu gruba tipik olarak şunlar girer: dışarıda yemek, kahve, dizi ve müzik abonelikleri, sinema, tatil, hobi malzemeleri ve telefon yenileme gibi ertelenebilir alımlar. Ayrıca ihtiyacın üstündeki kısmı da buraya koyun. Örneğin temel bir telefon hattı ihtiyaçtır; ancak yüksek paketli hat farkı isteğe girer.

Öte yandan bu grup, bütçede esneyebilen tek alandır. Dolayısıyla kira arttığında ya da maaş gerçek anlamda eridiğinde ilk kesintiyi buradan yaparsınız. Bu yüzden istekleri küçük kalemlere bölüp takip etmek faydalıdır. Örneğin abonelikleri tek listede toplamak, çoğu kişinin unuttuğu tekrarlayan ödemeleri ortaya çıkarır. Sonuç olarak yüzde 30, harcamaya izin değil, esnek bir tampondur.

Birikim grubu: yüzde 20 nereye gider?

Birikim payı, maaş yatar yatmaz ayrılması gereken tek gruptur. Çünkü ay sonuna bırakılan birikim neredeyse her zaman sıfıra iner. Bu nedenle otomatik talimat kurmak, iradeye güvenmekten daha etkilidir.

Birikim grubunun öncelik sırası genellikle şöyledir:

  1. Acil durum fonu: birkaç aylık ihtiyaç giderini karşılayacak tutar.
  2. Yüksek maliyetli borcun asgarinin üstünde kapatılması.
  3. Kısa vadeli hedefler: taşınma, araç bakımı, eğitim gibi planlı giderler.
  4. Uzun vadeli birikim ve emeklilik hazırlığı.

Ayrıca bu sıranın mantığı basittir. Acil fon olmadan yapılan her yatırım, ilk beklenmedik giderde elden çıkar. Üstelik yüksek faizli borç dururken birikim yapmak, çoğu zaman kazançtan fazla maliyet yaratır. Birikimi pratikte nasıl artıracağınızı ay sonunu getiremeyenler için para biriktirme yazımızda ayrıca anlattık; burada yalnız payın bütçedeki yerine odaklanıyoruz.

Net maaş üzerinden örnek hesap

Şimdi kuralı somut bir örnekle uygulayalım. Varsayalım ki net maaşınız 40.000 TL. Bu tutar yalnız hesaplamayı göstermek için seçtiğimiz yuvarlak bir örnektir; kendi rakamınızı araçla bulmanız gerekir.

Grup Oran Tutar (örnek) Örnek kalemler
İhtiyaçlar %50 20.000 TL Kira, fatura, market, ulaşım
İstekler %30 12.000 TL Yemek, abonelik, hobi
Birikim %20 8.000 TL Acil fon, ek borç ödemesi
Toplam %100 40.000 TL

Tablodaki dağılım kâğıt üzerinde dengeli görünür. Ancak kiranın tek başına 18.000 TL olduğunu varsayarsanız, faturalar ve market için yalnız 2.000 TL kalır. Dolayısıyla bu durumda standart oran gerçekçi değildir.

İşte bu yüzden ilk adım, gerçek harcamanızı ölçmektir. Bir ay boyunca her gideri üç gruptan birine yazın. Ardından gerçek oranınızı hedef oranla karşılaştırın. Aradaki fark, hangi uyarlamanın size uyduğunu gösterir.

Türkiye koşullarında 50/30/20 kuralı neden zorlaşıyor?

Kural, fiyatların görece istikrarlı olduğu ve kiranın gelirin makul bir kısmını tuttuğu ortamlarda tasarlanmıştır. Türkiye’de ise iki etken dengeyi bozar: yüksek kira ve süreklilik gösteren enflasyon.

İlk olarak kira, özellikle büyük şehirlerde net maaşın önemli bir kısmını alabilir. Bu durumda ihtiyaç grubu kendiliğinden yüzde 50’yi aşar. Ayrıca enflasyon dönemlerinde gıda ve enerji fiyatları maaş zamlarından önce yükselir. Dolayısıyla yıl içinde ihtiyaç payı ay ay büyür.

Öte yandan maaş zamları genellikle yılda bir ya da iki kez gelir. Bu yüzden zamdan önceki aylarda bütçe daralır, zamdan sonra ise kısa bir rahatlama olur. Maaşınızın gerçek alım gücünü enflasyon maaş hesaplama aracıyla izleyebilirsiniz. Güncel enflasyon verisini ise TÜİK bültenlerinden doğrulayabilirsiniz. Sonuç olarak Türkiye’de 50/30/20 kuralı çoğu zaman sabit değil, yıl içinde ayarlanan bir çerçevedir.

60/30/10 ve diğer uyarlamalar

Kural bozulduğunda onu terk etmek yerine oranları değiştirmek daha işlevseldir. En sık kullanılan varyasyonlar şunlardır:

Dağılım Kimin için uygun? Dikkat noktası
50/30/20 Kirası makul, borcu düşük olanlar Standart çerçeve
60/30/10 Yüksek kiralı büyükşehir çalışanları Birikim payı küçük, ama sıfır değil
60/20/20 Birikimi korumak isteyen kiracılar İstek payı sıkı takip ister
70/20/10 Kira ve borç yükü ağır olanlar Geçici çözüm olarak düşünün
80/20 Yalnız birikimi ayırmak isteyenler İhtiyaç ve istek ayrımı yapılmaz

Örneğin kira yüksekse 60/30/10 genellikle ilk adım olur. Ancak burada bir tuzak vardır. İhtiyaç payı büyüdükçe istek payını da sabit tutarsanız, birikim hep en küçük parça kalır. Bu nedenle çoğu kişi için 60/20/20 daha dengeli bir hedeftir. Böylece kira yükünü kabul edersiniz, ama birikimden taviz vermezsiniz.

Hangi varyasyonun size uyduğunu nasıl seçersiniz?

Seçimi tahminle değil, ölçümle yapın. İlk olarak bir aylık gerçek harcama dökümünüzü çıkarın. Ardından ihtiyaç grubunun net maaşa oranını hesaplayın. Bu oran, size uygun dağılımın ilk sayısını verir.

Pratik bir yol haritası şöyledir:

  • İhtiyaç oranınız %50 civarındaysa standart kuralı deneyin.
  • Oran %55 ile %65 arasındaysa 60/30/10 ile başlayın, sonra 60/20/20’ye geçin.
  • %65’in üstündeyse 70/20/10 kullanın ve ihtiyaç kalemlerini gözden geçirin.
  • Oranınız %75’i aşıyorsa sorun bütçe yöntemi değil, gelir gider dengesidir.

Ayrıca son durumda plan yetmez; kalıcı bir değişiklik gerekir. Örneğin daha uygun bir kiraya geçmek, ek gelir aramak ya da borcu yeniden yapılandırmak gibi. Yine de hangi oranı seçerseniz seçin, 50/30/20 kuralı mantığı aynı kalır: önce ihtiyaç, sonra birikim, en son istek. Kısacası sayılar değişir, sıralama değişmez.

50/30/20 kuralı için harcama dökümü nasıl çıkarılır?

Doğru oranı bulmanın tek yolu, bir aylık gerçek harcamanızı görmektir. Tahminle yazılan tablolar genellikle iyimser olur. Çünkü küçük ve sık harcamaları hafızamız kolayca atlar.

İlk olarak son ayın banka hesap dökümünü ve kredi kartı ekstresini indirin. Ardından her satırın yanına üç harften birini yazın: İ (ihtiyaç), S (istek) ya da B (birikim). Bu işlem ilk seferde bir saat kadar sürebilir, ancak sonraki aylarda çok daha hızlı ilerler.

Döküm çıkarırken şu noktalara dikkat edin:

  • Nakit çektiğiniz tutarları nereye harcadığınızı ayrıca not edin.
  • Taksitli alımların yalnız o ayki taksitini yazın.
  • Eşle ya da ev arkadaşıyla paylaşılan giderleri kendi payınız kadar sayın.
  • Aile büyüklerine düzenli yaptığınız destek ödemelerini ihtiyaç grubuna koyun.

Sonuçta üç toplam elde edersiniz. Her birini net maaşa bölün ve yüzdeye çevirin. Örneğin ihtiyaç toplamınız net maaşın üçte ikisini tutuyorsa, standart dağılım size henüz uymuyor demektir. Bu durumda bir sonraki bölümdeki uyarlamalardan birini seçmek daha gerçekçi olur. Üstelik bu döküm, istek grubunda farkında olmadığınız tekrarlayan ödemeleri de ortaya çıkarır.

Yıllık ve düzensiz giderleri bütçeye yaymak

Aylık bütçeyi en çok bozan kalem, her ay değil yılda bir ya da iki kez gelen giderlerdir. Kasko ve konut sigortası yenilemesi, okul açılışı, bayram harcamaları, araç muayenesi ve yıllık aidatlar bunlara örnektir. Bu giderler geldiği ay tek başına maaşın büyük bir kısmını alabilir.

Çözüm basittir: bu giderleri önceden toplayıp aylara bölmek. İlk olarak geçen yılın düzensiz giderlerini listeleyin. Ardından toplamı on ikiye bölün ve çıkan tutarı her ay ayrı bir hesaba aktarın. Böylece gider geldiğinde parası zaten hazır olur.

Gider türü (örnek) Sıklık Hangi gruba yazılır?
Konut ve araç sigortası Yılda bir İhtiyaç
Okul ve kırtasiye Yılda bir İhtiyaç
Bayram ve özel gün harcaması Yılda birkaç kez İstek
Tatil Yılda bir İstek

Ayrıca bu yöntem, acil durum fonunuzu korur. Çünkü planlı gider için ayrılmış para olmadığında, kişi genellikle acil fona ya da krediye başvurur. Oysa bu giderler acil değildir; yalnızca sık gelmez. Dolayısıyla onları önceden bilmek, 50/30/20 kuralı dengesini yıl boyunca sabit tutar.

Kira artışı ve zam dönemlerinde bütçeyi güncellemek

Bütçe bir kez kurulup bırakılan bir tablo değildir. Çünkü Türkiye’de hem kira hem maaş yılda en az bir kez değişir. Bu yüzden iki kritik tarihte planı yeniden gözden geçirmeniz gerekir: kira yenileme ayı ve maaş zammı ayı.

Yenileme ayında önce yeni kiranın net maaşa oranını hesaplayın. Artışın yasal sınırını ve hesabını kira zammı TÜFE hesaplama yazımızda bulabilirsiniz. Ardından artışı önce istek payından karşılayın. Böylece birikim payınız yerinde kalır.

Öte yandan zam geldiğinde yaygın hata, artışın tamamını harcamaya dönüştürmektir. Bunun yerine zammın en az bir kısmını birikime yönlendirin. Örneğin zamla gelen farkın yarısını birikime, yarısını ihtiyaç ve isteklere dağıtabilirsiniz. Zammın gerçek karşılığını görmek için maaş zammı hesaplama aracını kullanın. Dolayısıyla her zam, planı biraz daha güçlendirme fırsatı olur.

Borç taksitleri kuralın neresinde durur?

Borç, bütçenin en tartışmalı kalemidir. Genel yaklaşım şudur: zorunlu taksit ve asgari ödemeyi ihtiyaç grubuna, asgarinin üstündeki ek ödemeleri ise birikim grubuna yazın. Çünkü borcu erken kapatmak, gelecekteki faiz yükünü azalttığı için birikime benzer bir etki yaratır.

Ancak taksitler net maaşın büyük bir kısmını alıyorsa, 50/30/20 kuralı tek başına yetmez. Bu durumda önce borcun yapısına bakmak gerekir. Hangi borç daha pahalı, hangisi yeniden yapılandırılabilir, hangisini önce kapatmalısınız? Bu soruların cevabı ayrı bir planlama ister; borçlardan kurtulma rehberi yazımız bu adımları tek tek ele alıyor.

Ayrıca maaşınızda icra kesintisi varsa bunu bütçeye ayrı bir satır olarak yazın. Kesinti tutarını önceden bilmek için maaş haczi hesaplama aracına bakabilirsiniz. Böylece hesabınıza gerçekte ne kadar yatacağını baştan bilir ve oranları o tutara göre kurarsınız.

Değişken gelirde kuralı uygulamak

Prim, fazla mesai ya da komisyonla maaşı her ay değişen çalışanlar için sabit yüzdeler zorlayıcı olabilir. Çünkü yüksek bir ayda kurulan plan, düşük bir ayda tutmaz. Bu yüzden değişken gelirde farklı bir yöntem gerekir.

İlk olarak son altı ayın net maaşlarını yan yana yazın ve en düşüğünü taban kabul edin. Ardından 50/30/20 kuralını yalnız bu taban tutara uygulayın. Tabanın üstüne gelen her lira ise ayrı bir “fazla” hesabına gider.

Fazla hesabındaki para için basit bir sıra izlenebilir:

  • Önce acil durum fonunu tamamlayın.
  • Ardından düşük gelirli aylar için tampon oluşturun.
  • Son olarak kalan kısmı birikim ya da planlı harcamaya ayırın.

Örneğin fazla mesai ücretinizin ne kadar tuttuğunu fazla mesai hesaplama aracıyla görebilirsiniz. Böylece ek gelirin gerçek net karşılığını bilir, bütçeyi tahmine göre değil rakama göre kurarsınız. Sonuç olarak değişken gelir, doğru yönetilirse plansız harcamaya değil hızlı birikime dönüşür.

Aile bütçesinde iki maaşı birleştirmek

Evde iki kişi çalışıyorsa kuralı nasıl uygulayacağınız ayrı bir karardır. İki temel model vardır ve ikisi de işler. Önemli olan ikisinden birini açıkça seçmektir.

İlk model tam birleştirmedir. İki kişi net maaşlarını tek bir havuzda toplar ve oranları toplam gelire uygular. Bu modelde takip kolaydır, ancak kişisel harcama alanı daralabilir. Bu yüzden her bireye istek payından sabit bir cep harçlığı ayırmak faydalıdır.

İkinci model orantılı katkıdır. Her kişi ortak ihtiyaçları kendi gelirine oranla paylaşır. Örneğin gelirlerin biri diğerinin iki katıysa, ortak giderin üçte ikisini yüksek gelirli taraf öder. Ardından her kişi kalan parasına kendi 50/30/20 kuralı dağılımını uygular.

Öte yandan hangi modeli seçerseniz seçin, ortak birikim hedefi yazılı olmalıdır. Çünkü hedefi belirsiz birikim, ilk anlaşmazlıkta harcamaya dönüşür. Ayrıca ayda bir kez kısa bir bütçe konuşması yapmak, küçük sorunların büyümesini önler.

Enflasyonda birikim payını korumak

Enflasyon yüksekken birikim yapmak anlamsız görünebilir. Çünkü biriktirilen paranın alım gücü zamanla düşer. Yine de birikimsiz bir bütçe, ilk beklenmedik giderde borca dönüşür. Bu nedenle birikim payının amacı önce güvenlik, sonra getiridir.

Acil durum fonu için çoğu kişi kolay erişilen ve vadesi kısa araçları tercih eder. Seçerken şu kriterlere bakın:

  • Paraya ne kadar sürede ulaşabileceğiniz
  • Stopaj ve diğer vergi kesintileri
  • Erken bozma koşulları ve masraflar
  • Aracın mevduat güvencesi kapsamında olup olmadığı

Ayrıca uzun vadeli birikim için farklı araçlar değerlendirilebilir, ancak her birinin değer kaybı riski vardır. Hiçbir aracın kesin kazanç sağladığı söylenemez. Paranızı enflasyona karşı koruma yöntemlerini enflasyona karşı paranızı koruma yazımızda ayrıca ele aldık. Bu yazıdaki bilgiler yatırım tavsiyesi değildir; kararınızı kendi risk düzeyinize göre verin.

Kuralı uygularken sık yapılan hatalar

Plan kâğıt üzerinde doğru olsa da uygulamada bazı hatalar tekrar eder. Bunları önceden bilmek, ilk aylardaki hayal kırıklığını azaltır.

  • Brüt maaşla plan yapmak: Harcanamayacak parayı dağıtmak demektir.
  • Birikimi ay sonuna bırakmak: Ay sonunda genellikle hiçbir şey kalmaz.
  • Her gideri ihtiyaç saymak: Bu durumda istek payını göremezsiniz ve kontrolü kaybedersiniz.
  • Yıllık giderleri unutmak: Sigorta, vergi, okul ve bayram giderleri planı bir anda bozar.
  • Planı hiç güncellememek: Kira ve zam dönemlerinde oranlar sessizce kayar.

Özellikle yıllık giderler sık gözden kaçar. Bu yüzden bu giderleri toplayıp on ikiye bölün ve her ay ihtiyaç grubuna ekleyin. Böylece o ay geldiğinde bütçe yerinde durur. Ayrıca kredi kartı ekstrelerini üç gruba ayırmak, gizli istek harcamalarını ortaya çıkarır. Kısacası 50/30/20 kuralı, düzenli kontrol edildiğinde işe yarar.

Bütçeyi takip etmenin pratik yolları

Takip yöntemi ne kadar basitse, o kadar uzun sürer. Çoğu kişi karmaşık tabloları ikinci ayda bırakır. Bu nedenle sizi en az yoran yöntemi seçin.

Yaygın yöntemler şunlardır:

  • Üç hesap yöntemi: Maaş yatınca banka talimatı parayı üç ayrı hesaba otomatik aktarır.
  • Zarf yöntemi: İstek payını nakit ya da ayrı bir kartta tutarsınız; bitince harcama durur.
  • Basit tablo: Ayda bir kez ekstre ve hesap dökümünü üç gruba ayırırsınız.
  • Banka uygulaması kategorileri: Uygulama harcamaları otomatik etiketler, ancak etiketleri kontrol etmek gerekir.

Örneğin istek harcamaları için ayrı bir kart kullanmak, sınırı somut hale getirir. Bu amaçla limitini kendiniz belirleyebileceğiniz sanal kartlar da kullanılabilir; nasıl çalıştığını sanal kart nedir yazımızda anlattık. Ayrıca düzenli ödeme yapmak kredi geçmişinizi de olumlu etkiler; notunuzu Findeks kredi notu öğrenme rehberiyle takip edebilirsiniz. Sonuç olarak doğru yöntem, her ay gerçekten uyguladığınız yöntemdir.

İlk ay için adım adım başlangıç planı

Kuralı hayata geçirmek için mükemmel bir başlangıç anı beklemeyin. Aşağıdaki sıra, ilk ayı yönetilebilir hale getirir.

  1. Net maaşınızı araçla doğrulayın ve yılın en düşük netini taban alın.
  2. Son bir ayın tüm harcamalarını ihtiyaç, istek ve birikim olarak ayırın.
  3. Gerçek oranlarınızı hesaplayın ve size uygun varyasyonu seçin.
  4. Maaş günü için otomatik birikim talimatı kurun.
  5. Yıllık giderleri on ikiye bölüp ihtiyaç grubuna ekleyin.
  6. Ay sonunda sapmayı not edin ve bir sonraki ay küçük bir düzeltme yapın.

Ardından her ay aynı kontrolü tekrarlayın. İlk aylarda hedef orana ulaşamamanız normaldir. Önemli olan yönün doğru olmasıdır. Örneğin istek payından her ay küçük bir dilimi birikime kaydırmak, birkaç ay içinde fark yaratır. Böylece 50/30/20 kuralı bir kısıtlama değil, alışkanlık haline gelir.

Kural kimler için yeterli değildir?

Her bütçe yöntemi gibi bunun da sınırları vardır. Bazı durumlarda üç gruplu dağılım gerçek sorunu çözmez, yalnızca ortaya koyar. Bu nedenle sınırları bilmek de planın bir parçasıdır.

Örneğin net maaşın büyük kısmı kira ve borca gidiyorsa, oranlarla oynamak kalıcı çözüm olmaz. Ayrıca işini yeni kaybetmiş ya da düzensiz gelirli biri için öncelik bütçe dağılımı değil, gelir sürekliliğidir. Böyle bir durumdaysanız işsizlik maaşı hesaplama aracıyla haklarınızı kontrol edin.

Öte yandan geliri çok yüksek olanlar için yüzde 20 birikim düşük kalabilir. Bu kişiler oranı yüzde 30 ya da daha yukarı çekebilir. Kısacası 50/30/20 kuralı bir çerçevedir; sizin hayatınıza uyduğu ölçüde değerlidir. Kendi rakamlarınızı bilip her yıl gözden geçirdiğinizde, yöntem amacına ulaşır. Hukuki ya da mali açıdan karmaşık bir durumunuz varsa bir uzmana danışmanız en doğrusudur.

Reklam

Sık sorulan sorular

50/30/20 kuralı brüt maaşa mı net maaşa mı uygulanmalı?

Kuralı net maaşa uygularsınız. Gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primi düşüldükten sonra hesabınıza yatan tutar harcanabilir gelirinizdir. Brüt üzerinden yaparsanız ihtiyaç payınızı olduğundan büyük hesaplarsınız ve plan ilk ayda tutmaz. Bu yüzden önce brütten nete hesaplama aracıyla gerçek net tutarınızı bulun, ardından yüzdeleri o rakama uygulayın.

Kiram maaşımın yarısını geçiyorsa kural işe yarar mı?

Kural yine işe yarar, ancak oranları değiştirmeniz gerekir. Kira tek başına yarıyı aşıyorsa 60/30/10 ya da 70/20/10 gibi bir dağılım daha gerçekçidir. Önemli olan birikim payını tamamen sıfırlamamaktır. Küçük bir oranla başlayıp kira artışı ile maaş zammı arasındaki farkı takip ederek oranları her yıl yeniden ayarlayabilirsiniz.

Kredi kartı ve kredi taksitleri hangi gruba girer?

Asgari ödeme ve zorunlu kredi taksitleri ihtiyaç grubuna girer, çünkü ödenmezse gecikme faizi ve kayıt sorunu doğar. Asgarinin üstünde yaptığınız ek ödemeler ise birikim grubunda sayılabilir. Yine de borç yükü ağırsa kuralı zorlamak yerine önce borç planı yapmak daha doğru olur. Bunun için ayrı rehberimize göz atabilirsiniz.

Maaşım her ay değişiyorsa bütçeyi nasıl kurarım?

Prim, mesai ya da komisyonla değişen gelirde son altı ayın en düşük net maaşını taban kabul edin. Yüzdeleri bu taban tutara uygulayın. Tabanın üstüne gelen her ek tutarı ise ayrı bir hesapta toplayın. Böylece düşük geçen aylarda da ihtiyaçlarınızı karşılarsınız ve yüksek aylarda plan bozulmadan birikim büyür.

Birikim payını hangi araçta tutmalıyım?

Önce acil durum fonu için kolay erişilen, vadesi kısa bir hesap tercih edin. Seçerken vergi kesintisini, erken bozma koşulunu ve masrafları karşılaştırın. Uzun vadeli yatırım araçlarında değer kaybı riski vardır. Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir; seçimi kendi risk düzeyinize göre yapın ve gerekirse bir uzmana danışın.

Kuralı ilk ayda tutturamazsam ne olur?

Hiçbir şey olmaz; ilk ay bir ölçüm ayıdır. Harcamalarınızı üç gruba yazın ve gerçek oranlarınızı görün. Ardından her ay istek payından küçük bir dilimi birikime kaydırın. Birkaç ay içinde hedef orana yaklaşırsınız. Önemli olan kusursuz bir tablo değil, düzenli olarak aynı kontrolü yapmaktır.

Kaynaklar ve dayanak