BugünAsgari ücret (net)28.075,50 ₺Kıdem tavanı73.729,87 ₺SGK tavanı297.270,00 ₺1. dilim eşiği190.000,00 ₺tüm rakamlar →
Hesapla

Para ve Haklar

Gelir-Gider Dengesi Nasıl Kurulur? 5 Adımda Borçtan Kurtulma

16 dk okuma
Gelir-Gider Dengesi Nasıl Kurulur? 5 Adımda Borçtan Kurtulma
Borçlardan kurtulma için 5 adımlı plan: borç listesi, gelir-gider bütçesi, çığ ve kartopu yöntemi, yapılandırma ve acil durum fonu. Maaşlı çalışana göre.
İçindekiler
  1. Borçlardan kurtulma neden bir plan ister
  2. Beş adımlı planın kısa özeti
  3. Adım 1: Borçlardan kurtulma için tam bir borç listesi
  4. Unuttuğunuz borçları nasıl bulursunuz
  5. Borçları maliyetine göre sıralamak
  6. Adım 2: Net maaşınızla gerçekçi bir bütçe
  7. Giderleri üç gruba ayırmak
  8. Gider kısmanın gerçekçi yolları
  9. Enflasyon bütçenizi nasıl etkiler
  10. Adım 3: Borçlardan kurtulma yöntemini seçmek
  11. Çığ yöntemi: önce en pahalı borç
  12. Kartopu yöntemi: önce en küçük borç
  13. İki yöntemi örnekle karşılaştırmak
  14. Adım 4: Yapılandırma ve bankayla görüşme
  15. Yapılandırma teklifini değerlendirmek
  16. Ödeyemezseniz: icra ve maaş haczi
  17. Adım 5: Borçlardan kurtulma sürecinde acil durum fonu
  18. Planı sürdürmek için aylık kontrol
  19. Sık yapılan hatalar
  20. Borç bittikten sonra ne yapmalı
  21. Maaşlı çalışan için özel notlar
  22. Sonuç: küçük ama düzenli adımlar

Borçlardan kurtulma, maaşınızın her ay nereye gittiğini bilmekle başlar. Bu rehberde gelir ve gideri dengeleyip borçları sırayla kapatmak için beş adımlı bir plan bulacaksınız: borç listesi, bütçe, ödeme yöntemi, yapılandırma ve acil durum fonu. Kavramların ayrıntısı ayrı yazıda; burada uygulama var.

Borçlardan kurtulma neden bir plan ister

Borç tek başına sorun değildir; plansız borç sorundur. Çünkü maaş ayda bir kez gelir, oysa harcamalar her gün akar. Bu yüzden ay ortasında kart devreye girer, ay sonunda asgari tutar ödenir ve kalan bakiye faizle bir sonraki aya taşınır.

Üstelik bu döngü sessiz çalışır. Her ay ödeme yapıyormuş gibi hissedersiniz; ancak ana borç neredeyse aynı kalır. Dolayısıyla “daha çok çalışırsam biter” düşüncesi çoğu zaman yetmez. Gelir artsa bile gider aynı hızla büyüyebilir.

Bir plan ise size üç şey kazandırır. İlk olarak, hangi borcun gerçekte ne kadara mal olduğunu görürsünüz. İkincisi, fazla parayı hangi borca yatıracağınızı bilirsiniz. Son olarak da beklenmedik bir masraf geldiğinde planı çöpe atmazsınız.

Gelir-gider dengesinin temel mantığını merak ediyorsanız finansal okuryazarlık ve gelir-gider dengesi yazısına bakabilirsiniz. Bu yazı ise doğrudan uygulamaya odaklanıyor. Yani burada tanımlardan çok, masaya oturduğunuzda yapacağınız işler var.

Beş adımlı planın kısa özeti

Planın tamamını tek bakışta görmek işinizi kolaylaştırır. Aşağıdaki tablo, her adımda ne yapacağınızı ve bunun ne işe yaradığını özetliyor.

Adım Ne yapıyorsunuz Sonuç
1. Borç listesi Bütün borçları tek tabloya yazıyorsunuz. Toplam yükü ve en pahalı borcu görürsünüz.
2. Bütçe Net maaşı ve giderleri kalem kalem ayırıyorsunuz. Borca ayırabileceğiniz tutar belli olur.
3. Yöntem Çığ ya da kartopu yöntemini seçiyorsunuz. Fazla paranın nereye gideceği netleşir.
4. Yapılandırma Gerekirse bankayla ödeme planını yeniden konuşuyorsunuz. Gecikme ve takip riski azalır.
5. Acil fon Küçük bir tampon biriktiriyorsunuz. Plan ilk sürprizde çökmez.

Sıralama bilinçli seçildi. Örneğin bütçe yapmadan yöntem seçerseniz, ne kadar fazla ödeme yapabileceğinizi bilemezsiniz. Benzer şekilde, borç listesi olmadan yapılandırma teklifini değerlendiremezsiniz. Bu nedenle adımları atlamadan ilerlemek en güvenli yoldur.

Reklam

Adım 1: Borçlardan kurtulma için tam bir borç listesi

İlk iş bütün borçlarınızı tek bir yere yazmaktır. Bunun için kâğıt, not uygulaması ya da basit bir tablo yeterlidir. Önemli olan, hiçbir borcu “küçük diye” dışarıda bırakmamaktır.

Her borç için şu bilgileri not edin:

  • Alacaklı: banka, kart, mağaza kredisi, aile ya da arkadaş.
  • Kalan anapara: bugün kapatmak isteseniz ödeyeceğiniz tutar.
  • Aylık taksit ya da asgari ödeme tutarı.
  • Faiz oranı ya da aylık maliyet.
  • Son ödeme günü ve kalan vade.

Ardından listeyi toplayın. Çoğu kişi toplam rakamı ilk kez bu aşamada görür; bu da ilk başta moral bozabilir. Yine de gerçek rakamı bilmek, tahmin yürütmekten her zaman iyidir.

Ayrıca kredi kartı ekstrelerini açarken asgari tutarın nasıl hesaplandığına bakın. Bu konu ayrıntılı olarak kredi kartı asgari tutar nasıl hesaplanır yazısında anlatılıyor. Böylece hangi kartta ne kadar faiz biriktiğini daha net görürsünüz.

Unuttuğunuz borçları nasıl bulursunuz

Liste çıkarırken bazı borçlar gözden kaçar. Özellikle eski bir mağaza kartı, kapanmadığını düşündüğünüz bir kredili hesap ya da ek hesap bakiyesi bunlara örnektir. Bu yüzden yalnızca hafızanıza güvenmeyin.

Bunun için en pratik yol kredi raporunuzu almaktır. Kredi raporu, adınıza kayıtlı kredi, kart ve limitleri tek sayfada gösterir. Nasıl alınacağını Findeks kredi notu öğrenme yazısında bulabilirsiniz. Raporu doğrudan Findeks üzerinden de isteyebilirsiniz.

Raporu açtığınızda şunlara dikkat edin:

  • Kullanmadığınız ama açık duran kart ve limitler.
  • Gecikme kaydı görünen hesaplar.
  • Sizin bilmediğiniz ya da tanımadığınız bir kayıt.

Tanımadığınız bir kayıt varsa bunu hemen ilgili bankaya bildirin. Öte yandan açık duran ama kullanmadığınız limitleri de not edin. Çünkü bu limitler, zor bir ayda yeniden borçlanmanın kapısını açık tutar.

Borçları maliyetine göre sıralamak

Liste hazır olduğunda borçları maliyetine göre sıralayın. Burada ölçü, aylık taksitin büyüklüğü değil, borcun size her ay ne kadar faiz ve masraf yüklediğidir. Çünkü küçük taksitli bir borç, aslında en pahalı borç olabilir.

Genel olarak maliyet sıralaması şöyle düşünülebilir, ancak kendi sözleşmelerinize mutlaka bakın:

  • Gecikmeye düşmüş borçlar: gecikme faizi ve takip riski taşır.
  • Kredi kartı dönem borcunun ödenmeyen kısmı ve nakit avans.
  • Kredili mevduat hesabı, yani ek hesap.
  • Taksitli tüketici kredileri.
  • Aile ya da arkadaştan alınan faizsiz borçlar.

Her kalem için güncel oranı sözleşmeden ya da ekstrenizden kontrol edin. Kart ve kredi faizlerine ilişkin azami oranlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından duyurulur ve dönemden döneme değişir. Bu nedenle bu yazıda oran vermiyoruz; sizin ödediğiniz oran sizin için tek geçerli rakamdır.

Faizsiz aile borcu listenin sonunda olsa bile onu ihmal etmeyin. Aksine bir ödeme takvimi yazıp karşı tarafla paylaşmak, ilişkinin zarar görmesini de önler.

Adım 2: Net maaşınızla gerçekçi bir bütçe

İkinci adım bütçedir. Bütçe, maaşınızın hangi kalemlere gideceğini ay başlamadan belirlemek demektir. Ancak bunun için önce gerçek net gelirinizi bilmeniz gerekir.

Bordronuzdaki brüt tutar değil, hesabınıza yatan net tutar esas alınır. Brütünüzden netinize nasıl gelindiğini görmek için brütten nete maaş hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Ayrıca yıl içinde gelir vergisi dilimi yükseldikçe netiniz düşebilir; bu yüzden ilerleyen ayları vergi dilimi hesaplama aracıyla kontrol edin.

Bu kontrol önemlidir. Çünkü ocakta hazırladığınız bütçe, sonbaharda netiniz düştüğünde tutmayabilir. Dolayısıyla bütçeyi yılın en düşük net maaşına göre kurmak daha güvenlidir.

Ek gelirleriniz varsa, örneğin prim ya da yan iş, bunları bütçenin tabanına koymayın. Bunun yerine geldikleri ay doğrudan borca ya da acil fona aktarın. Böylece düzensiz gelir, düzenli giderinizi taşımak zorunda kalmaz.

Giderleri üç gruba ayırmak

Giderleri anlamanın en kolay yolu onları gruplamaktır. Bunun için son üç ayın banka ve kart hareketlerini açın ve her harcamayı bir gruba yazın.

Grup Örnek kalemler Esneklik
Zorunlu sabit Kira, aidat, faturalar, ulaşım, borç taksitleri Kısa vadede düşük
Zorunlu değişken Market, ilaç, çocuk masrafları Orta
İsteğe bağlı Dışarıda yemek, abonelikler, giyim, eğlence Yüksek

Bu tabloyu doldurduğunuzda çoğu zaman iki sürprizle karşılaşırsınız. İlki, küçük aboneliklerin toplamının beklediğinizden yüksek çıkmasıdır. İkincisi ise market harcamasının ay içinde dağınık olduğu için gözden kaçmasıdır.

Sonra her grubun toplamını net maaştan çıkarın. Kalan tutar, borca ayırabileceğiniz paradır. Eğer bu tutar sıfır ya da eksiye düşüyorsa, sorun gelir-gider dengesindedir ve önce oraya dokunmak gerekir.

Gider kısmanın gerçekçi yolları

Bütçe açık veriyorsa, önce isteğe bağlı kalemlerden başlayın. Ancak her şeyi bir anda kesmek genellikle işe yaramaz; çünkü birkaç hafta sonra bastırılmış harcamalar geri döner. Bu yüzden kademeli ilerlemek daha kalıcıdır.

Uygulamada işe yarayan birkaç yöntem şunlardır:

  • Aboneliklerin listesini çıkarın ve son bir ayda kullanmadıklarınızı iptal edin.
  • Market alışverişini haftada bir, listeyle ve belirli bir tutarla yapın.
  • Kartı telefondaki kayıtlı ödeme yöntemlerinden kaldırın, böylece anlık alım zorlaşır.
  • Maaş günü, borca ayrılan tutarı ayrı bir hesaba hemen aktarın.

Ayrıca sabit giderlere de yılda bir kez bakın. Örneğin faturalardaki tarifeleri, sigorta yenilemelerini ve kira sözleşmesinin yenileme koşullarını gözden geçirin. Bunlar tek seferde küçük görünür; buna karşın yıllık toplamda ciddi bir fark yaratabilir.

Ay sonunu getirmekte zorlanıyorsanız, tasarruf alışkanlığı için ay sonunu getiremeyenler için para biriktirme yazısındaki önerilere de göz atın.

Enflasyon bütçenizi nasıl etkiler

Bütçe hazırlarken sık yapılan hata, giderleri sabit varsaymaktır. Oysa fiyatlar yükseldikçe aynı market sepeti her ay biraz daha pahalıya gelir. Buna karşın maaş genellikle yılda bir ya da iki kez artar.

Bu nedenle bütçeyi ayda bir güncelleyin. Özellikle zorunlu değişken giderleri, yani market ve ulaşımı, son ayın gerçek rakamıyla yeniden yazın. Böylece borç planınız kâğıt üstünde kalmaz.

Maaşınızın alım gücünün ne kadar değiştiğini görmek için enflasyon maaş hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Araç, geçmişteki maaşınızın bugünkü karşılığını gösterir. Dolayısıyla zam pazarlığında ya da bütçe revizyonunda elinizde somut bir veri olur.

Zam aldığınızda ise artışın tamamını harcamaya bırakmayın. Örneğin artışın bir kısmını doğrudan borç ödemesine yönlendirmek, planı hızlandırmanın en az acı veren yoludur.

Adım 3: Borçlardan kurtulma yöntemini seçmek

Bütçe, borca ayırabileceğiniz toplam tutarı gösterdi. Şimdi bu tutarı nasıl dağıtacağınıza karar verme zamanı. Temel kural basittir: her borcun asgari ödemesini mutlaka yapın, kalan fazla parayı ise tek bir borca yığın.

Bu yaklaşımın iki bilinen biçimi vardır: çığ yöntemi ve kartopu yöntemi. İkisi de aynı disiplini ister; aralarındaki fark, fazla paranın hangi borca gideceğidir.

Neden fazla parayı tek borca yığıyoruz? Çünkü fazla ödemeyi bütün borçlara eşit bölerseniz, hiçbir borç erken kapanmaz. Oysa bir borç kapandığında onun taksiti serbest kalır ve bir sonraki borca eklenir. Bu da planın her ay biraz daha hızlanmasını sağlar.

Hangisini seçerseniz seçin, gecikmeye düşen bir borç varsa önce onu güncel hale getirin. Aksi halde gecikme faizi ve yasal takip riski, yöntemin sağlayacağı avantajı siler.

Çığ yöntemi: önce en pahalı borç

Çığ yönteminde borçları faiz oranına göre büyükten küçüğe sıralarsınız. Ardından bütün fazla parayı en yüksek faizli borca yatırırsınız. O borç bitince, onun taksitini de ekleyerek sıradaki pahalı borca geçersiniz.

Bu yöntemin güçlü tarafı maliyettir. Matematik olarak genellikle en az toplam faizi ödetir, çünkü en hızlı büyüyen borcu ilk önce durdurur. Özellikle kart borcu ve ek hesap gibi yüksek maliyetli borçlarınız varsa çığ yöntemi mantıklı bir başlangıçtır.

Buna karşın zayıf tarafı psikolojiktir. En pahalı borç aynı zamanda en büyük borç olabilir. Bu durumda aylarca tek bir borca ödeme yapar ve hiçbir satırın kapandığını görmezsiniz. Dolayısıyla motivasyon düşebilir.

Bu sorunu azaltmak için ilerlemeyi görünür kılın. Örneğin her ay kalan anaparayı bir tabloya yazın ve düşüşü izleyin. Böylece borç kapanmasa bile ilerlediğinizi görürsünüz.

Kartopu yöntemi: önce en küçük borç

Kartopu yönteminde borçları kalan tutara göre küçükten büyüğe sıralarsınız. Fazla parayı en küçük borca yatırır, onu kapatınca serbest kalan taksiti bir sonrakine eklersiniz. Böylece ödeme gücünüz tıpkı yuvarlanan bir kartopu gibi büyür.

Bu yöntemin en büyük avantajı hızlı kazanımdır. İlk birkaç ay içinde bir iki borcun tamamen kapandığını görürsünüz. Bu da planı sürdürme isteğini artırır; çünkü borçlardan kurtulma sürecinde en büyük risk, yarı yolda bırakmaktır.

Öte yandan kartopu yöntemi toplamda biraz daha fazla faiz ödetebilir. Çünkü pahalı ama büyük bir borç, sıranın sonunda daha uzun süre faiz biriktirir.

Bu nedenle bazı kişiler karma bir yol izler. Örneğin önce bir iki çok küçük borcu kapatıp moral kazanır, ardından çığ yöntemine geçer. Burada tek doğru yoktur; kendinizi tanıyarak seçim yapmanız yeterlidir.

İki yöntemi örnekle karşılaştırmak

Yöntemler somut bir örnekte daha anlaşılır olur. Varsayalım ki üç borcunuz var ve rakamlar tamamen örnek amaçlıdır. Ayrıca her ay asgari ödemelerin üzerine borca ayırabileceğiniz fazladan bir tutar olduğunu düşünelim.

Borç Kalan tutar (örnek) Maliyet sırası
Kredi kartı A 20.000 TL En yüksek
Mağaza kredisi 5.000 TL Orta
İhtiyaç kredisi 40.000 TL En düşük

Çığ yönteminde fazla para önce kredi kartı A’ya gider. Kart kapandığında onun ödemesi mağaza kredisine eklenir. Sonra da ikisinin serbest kalan tutarı ihtiyaç kredisine akar.

Kartopu yönteminde ise sıra değişir. Önce 5.000 TL’lik mağaza kredisi kapanır, ardından kart, en son da ihtiyaç kredisi gelir. Böylece ilk başarıyı daha erken yaşarsınız.

Hangi yöntemin size ne kadar faiz kazandıracağı, gerçek oranlarınıza bağlıdır. Bu yüzden kendi rakamlarınızla basit bir tablo kurup iki sırayı karşılaştırın. Farkın küçük çıktığı durumda motivasyonu tercih etmek genellikle mantıklıdır.

Adım 4: Yapılandırma ve bankayla görüşme

Bütçe ve yöntem yeterli gelmiyorsa, yani asgari ödemeleri bile zor yapıyorsanız, dördüncü adım yapılandırmadır. Yapılandırma, mevcut borcun ödeme planını bankayla yeniden düzenlemek anlamına gelir. Örneğin kart borcunu taksitlere bölmek ya da kredi vadesini uzatmak bu kapsamdadır.

Kredi kartı ilişkileri 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu çerçevesinde yürür. Kanuna göre kart sözleşmesi ve ekstre bilgileri size yazılı olarak verilmelidir. Dolayısıyla yapılandırma teklifini de yazılı istemeniz hem hakkınız hem de kendi güvenceniz olur.

Görüşmeye giderken yanınızda şunlar olsun:

  • Güncel borç listesi ve aylık bütçe tablosu.
  • Aylık olarak gerçekten ödeyebileceğiniz tutar.
  • Gecikme varsa nedeni ve ne zaman başladığı.

Bankaya “ne kadar ödeyebilirim” sorusuyla değil, bir rakamla gidin. Çünkü kendi bütçenizi bilmeden kabul ettiğiniz plan, birkaç ay sonra yeniden gecikmeye dönüşebilir.

Yapılandırma teklifini değerlendirmek

Teklif geldiğinde yalnızca aylık taksite bakmayın. Taksit düşük görünse bile vade uzadığında toplam geri ödeme tutarı ciddi biçimde artabilir. Bu nedenle karşılaştırmayı her zaman toplam rakam üzerinden yapın.

Teklifte şu sorulara net cevap arayın:

  • Toplam geri ödeme tutarı nedir?
  • Faiz oranı ve varsa dosya masrafı ne kadar?
  • Kart limitim kapanacak mı, kısıtlanacak mı?
  • Bir taksiti geciktirirsem ne olur?
  • Kredi kaydıma nasıl yansıyacak?

Ayrıca yapılandırmanın kredi notunuza etkisini de düşünün. Genel olarak düzenli ödenen bir yapılandırma, gecikmeye düşen bir borçtan daha iyi bir tablo oluşturur. Buna karşın yeni kredi başvurularında bir süre dikkat çekebilir.

Borç kapatma amacıyla yeni bir kredi düşünüyorsanız, seçim kriterlerini en uygun ihtiyaç kredisi nasıl çekilir yazısında bulabilirsiniz. Yine de unutmayın: eski kartlar yeniden doldurulursa, borç kapatma kredisi yükü azaltmaz, ikiye katlar.

Ödeyemezseniz: icra ve maaş haczi

Hiçbir planın işlemediği durumlar da olabilir. Ödemeler uzun süre aksarsa alacaklı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında icra takibi başlatabilir. Bu süreçte en çok merak edilen konu maaşa haciz gelip gelmeyeceğidir.

İİK m.83’e göre maaşın haczedilecek kısmı, nafaka alacakları dışında, dörtte birden az olamaz ve icra müdürü tarafından belirlenir. Uygulamada genellikle net maaşın dörtte biri kesilir. Birden fazla haciz varsa bunlar sıraya girer; yani aynı anda hepsi kesilmez.

Kendi maaşınızda ne kadar kesinti olabileceğini görmek için maaş haczi hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Böylece bütçenizi haciz sonrası netinize göre önceden hazırlarsınız.

Kart borcunun ödenmemesi halinde süreç adım adım nasıl ilerler, ayrıntılı olarak kredi kartı borcu ödenmezse icra yazısında anlatılıyor. Ancak burada önemli nokta şudur: takip başlamadan önce bankayla konuşmak, hemen her zaman daha az masraflı bir yoldur.

Hukuki süreç başlamışsa, itiraz süreleri kısa olabileceği için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Adım 5: Borçlardan kurtulma sürecinde acil durum fonu

Beşinci adım, planın bozulmasını önleyen emniyet kemeridir. Acil durum fonu, beklenmedik bir masraf için ayrılmış ve başka hiçbir amaçla kullanılmayan paradır. Örneğin bozulan bir cihaz, bir sağlık gideri ya da ani bir yol masrafı bu kapsama girer.

Borç öderken para biriktirmek çelişkili görünebilir. Ancak fonsuz bir planda, ilk sürprizde kart yeniden devreye girer. Dolayısıyla aylardır düşürdüğünüz borç bir haftada eski haline dönebilir. Bu, borçlardan kurtulma çabasında en moral bozucu anlardan biridir.

Bu nedenle sıralama şöyle olabilir:

  • Önce birkaç haftalık zorunlu gideri karşılayacak küçük bir tampon biriktirin.
  • Ardından fazla paranın büyük kısmını borca yönlendirin.
  • Borçlar kapandıkça serbest kalan tutarla fonu birkaç aylık gidere doğru büyütün.

Fonu, günlük harcama yaptığınız hesaptan ayrı bir yerde tutun. Böylece ona dokunmak bir karar gerektirir ve anlık harcamalara karışmaz.

Planı sürdürmek için aylık kontrol

Plan kurmak bir kez yapılır; sürdürmek ise her ay emek ister. Bu yüzden maaş gününden sonraki ilk hafta sonuna kısa bir kontrol toplantısı koyun. Bu toplantıyı tek başınıza ya da hane bütçesini paylaştığınız kişiyle yapabilirsiniz.

Her ay şu soruları sorun:

  • Bu ay hangi borca ne kadar fazla ödeme yaptım?
  • Toplam kalan borç geçen aya göre ne kadar azaldı?
  • Hangi gider kalemi bütçeyi aştı ve neden?
  • Acil fondan harcama yaptım mı, yaptıysam nasıl yerine koyacağım?

Ayrıca kapanan her borcu görünür biçimde işaretleyin. Örneğin listede üzerini çizmek bile küçük ama etkili bir motivasyondur.

Ek olarak, yılda birkaç kez kredi raporunuza bakın. Böylece ödemelerin doğru yansıdığını ve yeni bir kaydın oluşmadığını kontrol edersiniz.

Sık yapılan hatalar

Borç planları çoğu zaman aynı hatalar yüzünden aksar. Bunları önceden bilmek, aynı tuzağa düşmemenizi sağlar.

  • Yalnızca asgari tutarı ödemek: borç kapanıyormuş gibi görünür, ancak ana para yavaş düşer.
  • Kapattığı kartı yeniden kullanmak: borç kapatma kredisinden sonra en sık görülen hatadır.
  • Bütçeyi en yüksek maaş ayına göre kurmak: vergi dilimi yükselince plan tutmaz.
  • Acil fonu atlamak: ilk sürprizde plan çöker.
  • Faizsiz aile borcunu unutmak: ilişki ve güven zarar görebilir.

Bunlara bir de “hızlı kazanç” arayışını ekleyin. Borcu kapatmak için riskli yatırımlara yönelmek, kayıp halinde yükü artırır. Nitekim yatırımda sık yapılan yanlışları yatırım yaparken yapılan en büyük hatalar yazısında okuyabilirsiniz. Genel kural olarak, yüksek faizli borç varken önce borcu azaltmak daha az riskli bir yoldur.

Borç bittikten sonra ne yapmalı

Son borç kapandığında yeni bir soru ortaya çıkar: serbest kalan para nereye gidecek? Aylardır borca giden tutar artık bütçenizde boşta durur. Eğer bunu planlamazsanız, birkaç ay içinde yeni harcamalara dağılır.

Bu yüzden borç biter bitmez aynı tutarı otomatik olarak birikime yönlendirin. Önce acil fonu birkaç aylık gidere tamamlayın. Ardından uzun vadeli hedeflerinize geçin.

Ayrıca kullanmadığınız kart limitlerini gözden geçirin. Gereksiz yüksek limitler, zor bir ayda eski alışkanlığı geri getirebilir. Öte yandan tamamen kart kullanmamak da şart değildir; önemli olan, dönem borcunu her ay tam ödemektir.

Birikime geçtiğinizde ilk adımlar için sıfırdan yatırıma başlama rehberi yazısına bakabilirsiniz. Ancak her yatırım aracı risk taşır ve bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.

Maaşlı çalışan için özel notlar

Maaşlı çalışanın en büyük avantajı gelirin düzenli olmasıdır. Bu düzen, borç planını otomatikleştirmeyi kolaylaştırır. Örneğin maaşın yattığı gün taksitlerin ve fazla ödemenin otomatik talimatla çekilmesini sağlayabilirsiniz.

Buna karşın bazı dönemler bütçeyi zorlar. Örneğin yıl ortasında vergi dilimi yükselir ya da ikramiye ayları dışında gelir düşer. Bu nedenle ikramiye, prim ya da zam farkı gibi tek seferlik ödemeleri önceden planlayın ve mümkünse tamamını borca aktarın.

İş değişikliği ya da işten ayrılma ihtimali varsa, tazminat ve son maaş gibi kalemleri gelir olarak saymadan önce kesinleşmesini bekleyin. Aynı şekilde yeni bir işe geçerken ilk maaşın gecikebileceğini hesaba katın.

Son olarak, maaşınıza bir haciz gelirse bütçeyi hemen yeni nete göre güncelleyin. Kesinti sonrası netinizi maaş haczi hesaplama aracıyla görebilir, planınızı buna göre yeniden kurabilirsiniz.

Sonuç: küçük ama düzenli adımlar

Borçlardan kurtulma tek bir büyük kararla değil, her ay tekrarlanan küçük kararlarla olur. Önce borç listesini çıkarın, ardından net maaşa göre bütçe kurun. Sonra bir yöntem seçin, gerekirse bankayla yapılandırmayı konuşun ve küçük bir acil fon oluşturun.

Bu beş adım herkes için aynı hızda sonuç vermez. Nitekim gelir, borç türü ve aile yükü kişiden kişiye değişir. Yine de bir planla ilerleyen biri, plansız ilerleyene göre hem daha az faiz öder hem de ne zaman biteceğini bilir.

Unutmayın ki bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve finansal tavsiye değildir. Faiz, masraf ve yapılandırma koşullarını her zaman bankanızdan ve sözleşmenizden kontrol edin. Hukuki bir süreç başladıysa da bir avukata danışın.

Reklam

Sık sorulan sorular

Borçlardan kurtulma için ilk adım nedir?

İlk adım bütün borçları tek bir listeye yazmaktır. Her borcun kalan anaparasını, aylık taksitini, faiz oranını ve son ödeme gününü not edin. Bu liste olmadan hangi borca öncelik vereceğinizi seçemezsiniz. Ayrıca liste, toplam yükün gerçekte ne kadar olduğunu gösterir; çoğu kişi bu rakamı ilk kez o zaman görür.

Çığ yöntemi mi kartopu yöntemi mi daha iyidir?

Matematik açısından çığ yöntemi genellikle daha az toplam faiz ödetir, çünkü en pahalı borcu önce kapatır. Buna karşın kartopu yöntemi küçük borçları hızla bitirir ve motivasyon sağlar. Planı yarıda bırakma eğilimi olan biri için kartopu daha gerçekçi olabilir. Önemli olan, seçtiğiniz yönteme aylar boyunca sadık kalmaktır.

Kredi kartı borcumu yapılandırmak mantıklı mı?

Yapılandırma, dönemsel ödemeyi taksite böler ve gecikmeyi durdurabilir. Öte yandan toplam faiz yükü artabilir ve kart limitiniz kapanabilir. Bu yüzden karar vermeden önce yapılandırma teklifinin toplam geri ödeme tutarını yazılı isteyin. Mevcut ödeme planınızla karşılaştırın; toplam maliyet ile aylık rahatlama arasındaki farkı kendiniz görün.

Borç öderken acil durum fonu biriktirmeli miyim?

Evet, küçük bir tutarla başlamak faydalıdır. Acil fon olmadan beklenmedik bir masraf geldiğinde yeniden karta yüklenirsiniz ve plan bozulur. Önce birkaç haftalık zorunlu gideri karşılayacak küçük bir tampon oluşturun, ardından borçlara yüklenin. Borçlar bittikçe fonu birkaç aylık gidere doğru büyütebilirsiniz.

Maaşıma haciz gelirse ne kadarı kesilebilir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.83'e göre maaşın haczedilecek kısmı, nafaka alacakları dışında, dörtte birden az olamaz ve icra müdürü takdir eder. Uygulamada genellikle net maaşın dörtte biri kesilir. Kendi durumunuzu görmek için maaş haczi hesaplama aracını kullanabilir, ayrıntılar için bir avukata danışabilirsiniz.

Borç kapatmak için yeni kredi çekmek doğru mu?

Borç kapatma kredisi, yüksek maliyetli borçları daha düşük maliyetli tek bir borçta toplarsa işe yarayabilir. Ancak kartlar kapatılıp yeniden doldurulursa borç ikiye katlanır. Bu yüzden önce harcama alışkanlığını düzeltin. Teklifleri toplam geri ödeme tutarı ve masraflar üzerinden karşılaştırın, yalnızca aylık taksite bakarak karar vermeyin.

Kaynaklar ve dayanak